DEM Genel Başkanı Bakırhan Omuzlarımızda Tabut Değil, Barış Taşımak İstiyoruz

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kocaeli’nde partisi tarafından düzenlenen programa katılarak “Biz Türkiye’nin barışını arıyoruz. Türkiye’deki bütün renklerin içerisinde olduğu bir barışı istiyoruz. Biz Eren Bülbül’ün ve Uğur Kaymaz’ın tabutları yerine istiyoruz ki artık barışı omuzlarımızda taşıyalım.” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İzmit Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları – İzmit” programına katılmak için Kocaeli’ye geldi. Gerçekleştirilen toplantıda DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, DEM Parti Kocaeli İl Eş Başkanları Selda İlgöz ve İbrahim Ergin ile birlikte partililer yer aldı.
ÇOK TARİHİ BİR SÜREÇTEYİZ
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan şunları söyledi: “Daha demokratik bir ülkede yaşayacağız. Çok tarihi bir süreçten geçiyoruz. Türkiye’nin gerçekten bir toplumsal barışa ihtiyacı var. Bizlerin de onurlu bir barışa ihtiyacı var. Şiddet ve çatışmayı doğuran sebepleri konuşarak ortadan kaldırabilirsek, demokratik bir Türkiye’ye ve kimsenin ötekileştirilmediği bir ülkede çocuklarımızın yaşamasına zemin hazırlayabiliriz. Bunları konuştuğumuz zaman bazı insanlara çok gerçekçi gelmiyor olabilir. Bu ülkede defalarca masalar kuruldu ama istediğimiz sonuçlar çıkmadı. Acaba bu sefer gerçekten iyi olacak mı, onurlu bir barış sağlayabilecek miyiz kaygısı var.
BİZ TÜRKİYE’NİN BARIŞINI ARIYORUZ
Biz müneccim değiliz ya da fal da bakmıyoruz ama bu yolun sonunun barışa çıkmasını istiyoruz. Biz bu yolun iyi şekilde yürünmesini istiyoruz. İktidarın da muhalefetin de bu sürece aynı niyetle yaklaşması ve aynı sorumluluğu alarak destek vermesi gerekiyor. Biz Türkiye’nin barışını arıyoruz. Türkiye’deki bütün renklerin içerisinde olduğu bir barışı istiyoruz. Bu barış sadece Kürtler ve iktidar arasında oluşacak bir barış değil. İktidar bu ülkenin yürütmesidir. Bu barış iktidardan da bizden de çok yukarıda duruyor. Biz halklarımızın ne düşündüğünü önemseyen bir gelenekten geliyoruz. Bu süreçte tabii ki Kocaeli’de emekçinin ve Alevi’nin de düşüncesini alacağız.
OMUZLARIMIZDA TABUT DEĞİL, BARIŞ TAŞIMAK İSTİYORUZ
Eren Bülbül’ün annesinin de fikrini alacağız. Biz artık Eren Bülbül’ün de, Uğur Kaymaz’ın da tabutları yerine artık istiyoruz ki barışı omuzlarımızda taşıyalım. Biz istiyoruz ki insanlar düşüncesinden dolayı cezaevine girmesin. Bunun yerine geleceğe umutla bakabilsin. Biz sizin barışa sahip çıkmanızı istediğimiz için buradayız. Bize, ‘Siz bu iktidarın neyine güveniyorsunuz?’ diyorlar. Biz sizlere güveniyoruz.
ARTIK KİMSENİN BU SÜREÇTEN KAÇARI YOK
Biz artık vergilerimizin gençlere ve halkımıza; savaşa değil, barışa ve halklara harcanması gerektiğini ifade ediyoruz. 100 yıldır ilk defa… Artık kimsenin bu süreçten kaçarı yok. Ülkemiz için en büyük güvenlik demokrasidir, adalet ve barıştır. Sadece Kürt değil, emekçi de, ezilen de yararlanacak. Bir yerde sulh oluyorsa, menfaati ve çıkarı zedelenen karşı çıkar. Barışa karşı çıkılır mı? Algılara inanmayın, bize inanın. Buradan kimse başka anlamlar çıkarmasın. Kimse bize rota çizmesin. Kürdün dili özgürleşecek. Cezaevlerinin kapısı mahpuslara açılacak. Bu süreçte kim ‘Barış kötüdür’ diyorsa, en büyük kötülüğü yapıyordur.
BAŞARI İÇİN SİZLERE SÖZ VERİYORUM
Bu meselenin doğru bir biçimde yürümesi için herkesin katkı sunması lazım. Kadın arkadaşlarımızın sokak sokak gezip ‘Türkiye barış iyidir’ demesi gerekiyor. Gençler bu süreçte hiç durmamalı. Barış geldiğinde en çok gençler kazanacak, çünkü cepheye ilk onlar sürülüyor. Gençler, en önemlisi ölmeyecekler. Barış sürecinde en çok onlar iş ve aş bulacaklar. İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüştük. 27 yıldır orada bir hücrede kalmasına rağmen barışın ülkeye kazandıracağına inanıyor. ‘Barış toplumsallaşırsa başarıya ulaşırız’ demişti. Günün sonunda bu yoldan cayan biz olmayacağız. Kocaeli’den size bu yolu başarıyla taçlandıracağımıza söz veriyorum. Bize umut ve güç verdiniz.”

