DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 27°C
Sisli


























Başkan Büyükakın, Avrupa’nın çifte standartını gözler önüne serdi

Başkan Büyükakın, Avrupa’nın çifte standartını gözler önüne serdi
18.09.2020
A+
A-

2019 yerel seçimleri sonrasında Yüksek Seçim Kurulu kararıyla bazı belediye başkanlarına mazbata verilmemesi ve yine İçişleri Bakanlığının kararı ile bazı belediye başkanlarının görevden alınması üzerine hazırlanan, Venedik komisyonu raporunu müzakere ettiklerini kaydeden Başkan Büyükakın, Avrupa Özerklik şartına vurgu yaptı. Başkan Büyükakın, “Sizlere sormak istiyorum acaba Avrupa Özerklik şartı bu konuda nasıl bir düzenleme getiriyor? Sizlerin de bildiği üzere cevap çok açık. Anayasal ve yasal düzenleme arıyor. Değerli komite üyelerine, altını bir kez daha çizerek hatırlatmak istiyorum. Türkiye de seçilmiş bir belediye başkanının görevi ancak ve ancak yargı kararı ile son bulur. Konuya ilişkin anayasal ve yasal normumuz budur. Ve yine bu düzenlemeler çerçevesinde, Belediye Başkanları adil bir yargılamanın gereği olarak, hakların da yürütülmekte olan bir yargılama nedeniyle, yürütmenin yetkili organlarınca görevlerinden uzaklaştırılabilirler” diye konuştu.

 

Komisyon raporunda, mazbatası verilmeyen belediye başkanlarını tanıyın denildiğini de söyleyen Başkan Büyükakın, “Görevden alınan belediye başkanları hakkında ne yapılması gerektiği söyleniyor. Belediye kanununda değişiklik yapılması öneriliyor. Bu şekilde tavsiye kararı alınması açıkça özerklik şartının çizdiği çerçeveye aykırıdır. Avrupa Özerklik şartının gereklilikleri apaçık ortadayken, genişletici yorumlar yaparak Türkiye’nin anayasal ve yasal düzenlemelerinin bir gereği olarak yargı organları ve yürütme organları tarafından alınan kararların meşruiyetini tartışmak, en yumuşak ifadeyle özerklik şartının çizdiği çerçeveye aykırıdır. Keşke elimizde bu yaklaşımın art niyetli olmadığını düşünmemize sebep olacak somut veriler olsaydı. Ne var ki Avrupa Konseyi’nin, farklı ülkelerdeki benzer vakalara ilişkin yaklaşımındaki farklı tutumlar, bizi Türkiye’ye karşı uygulanan çifte standart konusunda endişeye sevk etmektedir” şeklinde konuştu.

 

Çifte standart yapıldığını aktaran ve bu kaygılara ilişkin somut örnek veren Başkan Büyükakın, “Değerli Komite üyelerine Katalan Parlamentosu’nun 2017’de bağımsızlık referandumu yapmasının öncesinde ve sonrasında yaşanan olaylarla ilgili Avrupa Komisyonu’nun tavrını hatırlatmak isterim. Hatırlayacağınız üzere Katalonya Özerk Hükümeti Başkan Yardımcısı Junqueras tutuklandı, milletvekilliği yüksek mahkeme tarafından askıya alındı. Referandum sanıklarından bazıları Nisan ve Mayıs 2019’da yapılan seçimlere girdiler. Seçimleri kazandılar ve mazbatalarını aldılar. Ancak bir milletvekili ve senatörün hakları donduruldu. Şimdi size Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye karşı tavrıyla, İspanya’ya karşı tavrı arasındaki farkı apaçık göstereceğim. Avrupa Komisyon Başkanı Jean Claude Junker konuya ilişkin değerlendirmesinde, referandumun İspanya yasalarına aykırı ve İspanya’nın içişleriyle ilgili olduğunu söyledi. Junker, bu objektif değerlendirmenin ötesine de geçerek, eğer referandum İspanya anayasasına göre yasal olsaydı bu topraklar Avrupa Birliği dışına çıkardı diyerek subjektif bir değerlendirmede de bulundu” ifadelerini kullandı.

 

İspanya ve Türkiye’ye karşı geliştirilen tavrın farklılığını ve çifte standardı gözler önüne serdiğini dile getiren Başkan Büyükakın, “Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlettir. İmzaladığımız uluslararası anlaşmalar, anayasamız gereği bağlayıcıdır. Avrupa özerklik şartının imzaladığımız ve imzalamadığımız maddeleri bellidir. Özerklik şartının çizdiği çerçevenin dışına çıkılarak, yetkili yargı ve yürütme organları tarafından anayasal ve yasal düzenlemelere bağlı kalınarak alınan kararların meşruiyetinin tartışılması asla kabul edilemez. Junker’ın ifade ediş şekliyle söylersek, bu Türkiye’nin içişleriyle ilgilidir. Türkiye söz konusu olduğunda standartları değiştirmekten vazgeçilmelidir. Sonuç olarak heyet üyelerine raporun kabulünün özerklik şartına aykırı olduğunu bir kez daha hatırlatır, çifte standart anlamına gelecek olan bu rapora ret oyu vermelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Ayrıca toplantıda Türkiye’deki cezaevlerinde terör örgütlerinin talimatıyla ölüm orucu eylemi başlatan bazı tutuklu avukatların desteklenmesi çağrısı yapan Fransız temsilciye karşılık olarak Başkan Büyükakın, “Bu konu yerel ve bölgesel yönetimler kongresinin gündemine alınabilecek bir konu değildir. Bu Parlamenter Asamblesi’nin gündemine alınarak görüşülebilecek bir konudur. Değerli Başkanımızdan bu konuyu gündeme almamasını rica ediyorum. Ancak bir şekilde ifade edildiği ve değinildiği için bende düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. DHKP/C isimli bir terör örgütü adliyeye yapmış olduğu bir baskında bir savcımızı odasında basarak ve rehin alarak şehit ettiler. Söz konusu avukatlar terör örgütüne üye oldukları sıfatıyla ve o örgüte bilgiler ilettikleri, kuryelik yaptıklarıyla birlikte örgütle aralarındaki irtibatı sağladıkları gerekçesiyle Türk yargı organlarının yapmış olduğu yargılama sonucunda cezaya çarptırılmışlardır. Bu hususu bilgilerinize iletiyorum. Yerel ve bölgesel kongrenin gündemin de bu konunun tartışılmasının doğru olmadığını hatırlatmak istiyorum” ifadelerine yer verdi.

 

Kongreye katılan Fransız temsilcisinin bu talebi, Başkan Büyükakın’ın itirazı ve konuşması üzerine gündeme alınmadı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.