Suppli Geri Dönüşüm Tesisiyle Lityum ve Ağır Metaller İşlenecek Olan Proje Endişe Yarattı

Sanayi tesislerinin yoğunluğu, hava kirliliği ve çevresel sorunlarla sık sık gündeme gelen Dilovası’nda şimdi de batarya geri dönüşüm tesisi kurulması planlanıyor.
Suppli Geri Dönüşüm Depolama Sanayi ve Ticaret Şirketi tarafından hazırlanan ÇED dosyasıyla birlikte, milyonlarca liralık yatırım için resmi süreç başladı. Projede işlenecek lityum, nikel, manganez ve “black mass” gibi maddeler ise çevre ve halk sağlığı açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
86 Milyon Liralık Yatırım İçin ÇED Süreci Başladı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulması planlanan batarya atık toplama ve geri dönüşüm tesisi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin başladığını duyurdu.
Suppli Geri Dönüşüm Depolama Sanayi ve Ticaret Şirketi tarafından hazırlanan dosyaya göre;
- yatırım bedeli 86 milyon 454 bin 949 TL,
- tesis alanı 3 bin 460 metrekare,
- kapalı üretim alanı 2 bin 700 metrekare,
- yıllık kapasite ise 15 bin ton olacak.
Tesiste çift vardiya sistemiyle 30 kişinin çalıştırılması planlanıyor.
Üretilecek Maddeler Dikkat Çekiyor
ÇED dosyasına göre tesis iki faz halinde çalışacak.
İlk fazda;
- 8 bin 400 ton black mass (batarya kırma ve geri dönüşüm tozu),
- 5 bin 100 ton metal fraksiyonu,
- 1.500 ton plastik ve inert malzeme
üretilecek.
İkinci fazda ise black mass içerisinden;
- 3 bin 360 ton lityum,
- 2 bin 100 ton manganez,
- 1 bin 260 ton nikel
- ve çeşitli diğer fraksiyonların ayrıştırılması planlanıyor.
Black Mass Nedir?
Batarya geri dönüşüm sektöründe “black mass” olarak adlandırılan malzeme, kullanım ömrünü tamamlamış lityum iyon bataryaların parçalanması sonucu ortaya çıkan ince toz karışımı olarak biliniyor.
Bu karışımın içerisinde lityumun yanı sıra nikel, kobalt, manganez ve grafit gibi ekonomik değeri yüksek elementler bulunuyor.
Ancak bu maddelerin işlenmesi, depolanması ve taşınması sırasında uluslararası standartlarda güvenlik ve çevre koruma önlemlerinin uygulanması büyük önem taşıyor.
Dilovası Zaten Çevresel Baskı Altında
Türkiye’nin en yoğun sanayi bölgelerinden biri olan Dilovası, yıllardır hava kalitesi, çevre kirliliği ve sanayi kaynaklı emisyonlarla gündeme geliyor.
Bölgede faaliyet gösteren çok sayıdaki kimya, metal, enerji ve geri dönüşüm tesisine bir yenisinin daha eklenmesinin planlanması, çevre konusunda hassasiyet taşıyan vatandaşlar arasında endişelere neden oluyor.
Özellikle batarya geri dönüşümünde kullanılan ve elde edilen bazı maddelerin yanlış yönetilmesi halinde çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturabileceği, bu nedenle tesisin emisyon kontrolü, atık yönetimi, toz tutma sistemleri ve iş güvenliği uygulamalarının büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
“Dilovası Daha Fazla Çevresel Yük Kaldırabilir mi?”
Çevre savunucuları, asıl tartışmanın geri dönüşüm teknolojisinin kendisi olmadığını belirtiyor.
Asıl sorunun, Türkiye’nin zaten en yoğun sanayi yükünü taşıyan ilçelerinden biri olan Dilovası’nın yeni çevresel yükleri taşımaya devam edip etmeyeceği olduğu ifade ediliyor.
Kamuoyunda şu soruların yanıtlanması isteniyor:
- Batarya atıkları hangi illerden getirilecek?
- Tesiste ağır metal içeren tozların çevreye yayılmasını önlemek için hangi teknolojiler kullanılacak?
- Emisyon değerleri sürekli ölçülecek mi?
- Yer altı sularının korunması için hangi önlemler alınacak?
- Olası yangın ve kimyasal sızıntı senaryolarına karşı nasıl bir acil durum planı uygulanacak?
- Bölge halkı proje hakkında neden yeterince bilgilendirilmiyor?
ÇED Süreci Kamuoyu İçin Kritik Önemde
Batarya geri dönüşümü, döngüsel ekonomi ve kritik hammaddelerin yeniden kazanılması açısından önemli görülse de, bu tür tesislerin kurulacağı bölgelerin çevresel taşıma kapasitesi de en az yatırım kadar önem taşıyor.
Şimdi gözler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ÇED sürecine çevrilmiş durumda. Projeye ilişkin teknik değerlendirmeler, alınacak çevresel önlemler ve kamu kurumlarının görüşleri, tesisin geleceği açısından belirleyici olacak.