Kırım Tatar Sürgünü’nün 82’nci Yılında İzmit’te Duygu Yüklü Anma

Kırım Tatar Sürgünü’nün 82’nci yılı dolayısıyla İzmit Dernekler Yerleşkesi’nde anma programı düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen programda sürgünde hayatını kaybedenler anılırken, Kırım Tatar halkının yaşadığı acılar ve özgürlük mücadelesi bir kez daha gündeme taşındı.
Programa İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Oleksandr Dimchev, Kırım Millî Meclisi Azası Süleyman Abmecid, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Kırımoğlu’nun eşi Safinar Cemileva, Dr. Öğr. Üyesi Sema Orsoy ve çok sayıda davetli katıldı.
Sürgünün Acıları Belgeselle Anlatıldı
Program sabah saatlerinde düzenlenen kahvaltıyla başladı. Ardından Kırım Tatar Sürgünü’nde yaşanan insanlık dramını anlatan 10 dakikalık belgesel gösterimi gerçekleştirildi. Belgesel sırasında katılımcıların duygusal anlar yaşadığı görüldü.
Daha sonra düzenlenen söyleşide Safinar Cemileva ile Dr. Öğr. Üyesi Sema Orsoy konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide 1944 sürgününün Kırım Tatar halkı üzerindeki etkileri, hafızalarda bıraktığı derin izler ve kültürel mücadelenin önemi ele alındı.
Program sonunda Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır tarafından konuşmacılara plaket ve hediyeler takdim edildi. İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ise teşekkür belgelerini sundu. Etkinlik toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Şengül Talgır: “Yaşananlar Açık Bir Soykırımdır”
Programın açılış konuşmasını yapan Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Kocaeli Şube Başkanı Şengül Talgır, 18 Mayıs 1944’ün Kırım Tatar halkı için yalnızca bir sürgün değil, sistematik bir yok etme girişimi olduğunu söyledi.
Yaşananların bir halkın kültürünü, tarihini ve kimliğini silmeye yönelik olduğunu vurgulayan Talgır, “Açıkça ifade etmek gerekir ki bu bir soykırımdır” dedi.
2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal edildiğini belirten Talgır, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşla da uluslararası hukuku ihlal etmeyi sürdürdüğünü ifade etti.
“Kırım İçin Ortak Mücadele Veriliyor”
Kırım Tatar halkı ile Ukrayna halkının kader ortaklığı yaptığını belirten Talgır, iki halkın aynı saldırganlığa karşı birlikte direndiğini söyledi.
Kırım’ın özgürlüğünün Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden ayrı düşünülemeyeceğini kaydeden Talgır, işgal altındaki bölgelerde insan hakları ihlallerinin arttığını ifade etti.
İşgale ve savaşa karşı çıktıkları gerekçesiyle 224 siyasi tutuklu bulunduğunu söyleyen Talgır, bunların yüzde 70’inin Kırım Tatarı olduğunu belirtti. Kadınların da baskıya maruz kaldığını kaydeden Talgır, en az 9 kadın tutuklu bulunduğunu ancak gerçek sayının daha fazla olduğunun bilindiğini söyledi.
Başkonsolos Dimchev’den Tarihi Mesaj
Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Oleksandr Dimchev ise konuşmasında 18 Mayıs 1944’te Stalin rejiminin gerçekleştirdiği sürgünün insanlık tarihinin en acı olaylarından biri olduğunu ifade etti.
Dimchev, yüz binlerce insanın ana vatanlarından zorla koparıldığını, ailelerin parçalandığını ve binlerce kişinin sürgün yollarında ya da sürgünün ilk yıllarında hayatını kaybettiğini söyledi.
“Kırım Tatarlarının Evi Ukrayna’dır”
Kırım’ın geçici işgali sonrası halkın yeniden baskı ve zulümle karşı karşıya kaldığını belirten Dimchev, bugün sadece geçmişin değil, özgürlük, insan onuru ve adalet mücadelesinin de konuşulduğunu ifade etti.
Dimchev, “Ukrayna, Kırım Tatar halkının evi olmaya devam etmektedir. Bizler özgürlük, adalet ve Ukrayna’nın geleceği için birlikte mücadele ediyoruz” dedi.
Hürriyet’ten Dayanışma Vurgusu
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet de konuşmasında Kırım Tatar Sürgünü’nün insanlık tarihine kazınmış büyük bir trajedi olduğunu söyledi.
İnsanların evlerinden, topraklarından ve sevdiklerinden koparıldığını belirten Hürriyet, sürgün yollarında hayatını kaybeden çocukları ve yıllarca dinmeyen anne gözyaşlarını hatırlattı.
Kırım Tatar halkının geri dönüş mücadelesini demokratik hukuk ve evrensel insan hakları temelinde yürüttüğünü ifade eden Hürriyet, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun mücadelesinin de özgürlük ve adaletin simgesi olduğunu söyledi.
Hürriyet konuşmasını, “Sizin acınız bizim acımızdır. Sizin hafızanız bizim hafızamızdır. Unutmamak ve unutturmamak adına her zaman dayanışma duygularımızla yanınızda olacağız” sözleriyle tamamladı.



