Türkkan bu senaryonun sadece bölgeyi değil, doğrudan Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit edeceğini ifade etti.Türkkan İran’ın sıradan bir komşu gibi görülmemesi gerektiğini belirterek, Kasr-ı Şirin Antlaşması’ndan bu yana yaklaşık 400 yıldır Türkiye’nin doğu güvenliğinde bir denge unsuru olduğunu hatırlattı. “Bu denge bozulursa mesele sadece İran ile sınırlı kalmaz, doğrudan Türkiye’nin güvenliği tehlikeye girer” dedi İran’daki iktidarın kim olduğunun tali bir konu olduğunu söyleyerek asıl meselenin İran’ın toprak bütünlüğünün korunması olduğunu ifade etti. “Bu, ideolojik bir tercih değil, tamamen devlet refleksi ile ilgilidir” dedi.
PARÇALANMIŞ İRAN TÜRKİYE’Yİ DE VURUR
Türkkan’a göre İran’ın parçalanması, bölgedeki terör örgütlerini güçlendirecek, kontrolsüz göç dalgalarını tetikleyecek ve enerji arzında ciddi aksamalara yol açacak. Bu tablolar ise doğrudan Türkiye’nin iç güvenliğini tehdit eden bir süreci beraberinde getiriyor.
TÜRKİYE KRİZİ İZLEYEN DEĞİL, YÖNETEN OLACAK
Türkkan, Türkiye’nin bu süreçte taraf gibi görünmemesi gerektiğini, fakat zayıf bir duruş da sergilenmemesi gerektiğini vurguladı. Sınır güvenliğinin en üst seviyeye çıkarılması, terörle mücadelede proaktif olunması ve hava savunma ile erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aynı zamanda diplomasi kanallarının Tahran, Körfez ülkeleri ve Batı ile açık tutulmasının önemine dikkat çekti.
TÜRKİYE’NİN TARAFI SADECE KENDİ GÜVENLİĞİDİR
Türkkan, Türkiye’nin ne ABD’nin, ne İsrail’in ne de İran’ın tarafında olmadığını, tek tarafın kendi güvenliği, bekası ve devlet aklı olduğunu ifade etti. “Atatürk’ün bize bıraktığı miras da budur” diyerek sözlerini tamamladı.Türkkan’ın paylaşımı şu şekilde;


