Slider Üstü Reklam
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C












Sol












Sag

Dilovası’nda Doğa Tahribatına 306 Milyonluk Vize: Ormanın Ortasında Taş Ocağı Büyüyor, “Halka Soruluyor” Muş!

Dilovası’nda Doğa Tahribatına 306 Milyonluk Vize: Ormanın Ortasında Taş Ocağı Büyüyor, “Halka Soruluyor” Muş!
04.11.2026
A+
A-

Kocaeli’nin nefes almaya çalışan noktalarından Dilovası’nda, doğayı ve ormanları hiçe sayan devasa bir kapasite artışına daha yol açılıyor.

Veta Mermer’in orman arazisinde yürüttüğü 306 milyon liralık taş ocağı projesiyle üretim iki katına çıkarılırken, “halkın görüşü alınacak” denilen ÇED süreçlerinin ise her zamanki gibi kağıt üstünde kalacağı gerçeği bir kez daha gözler önüne seriliyor.

Sanayi ve taş ocaklarının ablukası altında yaşayan Dilovası, yeni bir çevre tehdidiyle karşı karşıya. Köseler Mahallesi’nde faaliyet gösteren Veta Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş., kalker ocağını büyütmek için kollarını sıvadı. Yıllık kalker üretimini 2 milyon tondan 4 milyon tona fırlatacak, kırma-eleme tesislerini büyütecek ve yenilerini kuracak olan yaklaşık 306 milyon TL (305.8 milyon TL) değerindeki proje için ÇED süreci işletiliyor.

Ancak projenin detayları, bölge halkına verilecek zararın boyutunu açıkça gözler önüne seriyor.

28 Hektarlık Orman Alanı Tehdit Altında

Yıllardır sanayi kirliliği ve hafriyatla boğuşan bölgede, kapasite artışı planlanan alanın tamamen orman arazisi içinde yer alması dikkat çekiyor. Toplam 28,05 hektarlık çalışma alanının doğayı nasıl katledeceği şimdiden aşikârken, kalker çıkarma işlemlerinin çevreye ve yerleşim yerlerine aldırmadan patlatma yöntemiyle yapılacağı belirtiliyor.

Proje sahasının en yakın konutlara sadece 850 metre mesafede olması, Köseler ve Tepecik Mahallesi sakinlerinin hayatını doğrudan tehlikeye atarken; dinamit patlamalarının ve toz bulutlarının bölgedeki yaşamı nasıl çekilmez hale getireceği ise raporda göz ardı ediliyor.

“Halkın Görüşü” Bir Formaliteden mi İbaret?

Projenin en ironik ve halkı öfkelendiren kısmı ise ÇED süreci kapsamındaki Halkın Katılımı Toplantısı. 3 Aralık 2026 tarihinde gerçekleştirileceği duyurulan bu toplantı, bölge sakinleri tarafından uzun süredir eleştiriliyor.

Geçmişteki benzer ekolojik yıkım projelerinde de görüldüğü üzere; halkın karşı çıkmasına, itiraz etmesine ve doğayı koruma çığlıklarına rağmen süreçlerin resmiyette bir “bürokratik onay rutini” olarak işletilmesi, vatandaşların tepkisini çekiyor. Halkın görüşünün sorulacağı iddia edilse de, kararların arkasındaki sermaye odaklı yaklaşımın değişmemesi ve projelerin ne olursa olsun hayata geçirilmesi, “Halka soruluyor ama zaten bildiklerini okuyorlar” gerçeğini bir kez daha yüzlere çarpıyor.

Kocaeli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü kapılarında aranacak toplantı detayları ve saatleri beklenirken; Dilovası halkı, yaşam alanlarının birer birer ranta ve taşa kurban edilmesine karşı 3 Aralık’ta ses yükseltmeye hazırlanıyor. Ancak asıl merak edilen, bu sesin ellerindeki resmi evrakların tozlu raflarında mı kalacağı, yoksa yıllardır kirletilen doğanın son sığınaklarını mı koruyacağı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.