DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 18°C
Parçalı Bulutlu
























DEVA Partisi Başkanı Babacan Kocaeli Kongresine Katlıdı.

DEVA Partisi Başkanı Babacan Kocaeli Kongresine Katlıdı.
28.11.2020
A+
A-

DEVA Partisi Kocaeli İl Kongresi’ne katılmak üzere gelen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan salona alkışlar eşliğinde girdi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katılımıyla DEVA Partisi Kocaeli 1. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Kongrede tek aday olan mevcut İl Başkanı Adem Koç ile birlikte 377 Delege oy kullanma hakkı bulunurken 40 asil yönetim üyesi, 22 yedek yönetim, 5 disiplin kurulu üyesi, 3 yedek disiplin kurulu üyesi, 26 büyük kurultay delegesi seçilecek. Kongreye DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın yanı sıra DEVA Partisi Kocaeli İl Başkanı Adem Koç, DEVA Partisi Genel Merkez Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Ergün, Saadet Partisi Kocaeli İl Başkanı Zafer Mutlu, İYİ Parti Başkanvekili Turgut Karagöz, Türk-İş Kocaeli İl Temsilcisi Yakup Yıldız, KOTO Başkanı Necmi Bulut, EYT üyeleri ve Deva Kocaeli İl ve ilçe yöneticileriyle delegeler katıldı.

“SEFALETE TERK EDİLDİ”

DEVA Partisi Kocarli 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşma yapmak üzere kürsüye gelen İl Başkanı Adem Koç sözlerinin başında parti kurucularını ve birlikte siyaset yaptığı birçok kişiyi sayarak teşekkür etti. Koç sözlerinde; “Ben yaklaşık 25 yıldır yol arkadaşlığından onur duyduğum ve siyaseti şan için değil memleket hizmeti için yapan Nihat Ergün beyle yaptığım için şeref ve onur duyuyorum. Bugün Kocaeli’de bir bayram yaşanıyor. Çünkü iktidarın liyakatsiz yönetimine deva geliyor. Hayatından bezmiş millete deva olmaya gelen birisi geliyor. Ali Babacan milletimiz için bir umut oldu. DEVA Partisi’ni hemşerilerimiz bağrına bastı, basıyor. Bugün halkımız Genel Başkanı’mız bıraktığında milli gelirin oldukça düşmesini hissediyoruz. Fabrikada çalışırken acaba be zaman işten çıkaracaklar korkusuyla yaşayan işçimiz, memurumuz ve işsizlikle mücadele eden gencimiz bu sorunları en içten yaşıyor. Aylardır çok zor şartlarda yaşamaya çalışan esnafımız hükümetin yeni yaptığı açıklamalarla sefalete terk edildi.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE BİRDEN BÜYÜKTÜR”

Sözlerine devam eden Koç; “Kısıtlamaların diğer ülkelerde daha az olumsuzlukla, devlet desteğiyle geçirildiğini görüyoruz. DEVA Partisi Genel Başkanımız sayesinde iktidara gelecek ve milletimize deva olacaktır. Bizler de 2 Temmuz’da Genel Başkanımızın takdiriyle göre başladık. 12 ilçemizin tamamında ilçe kongrelerimizi yaparak teşkilatlanmaları sağladık. Birileri hala öfkenin hitabet sanatı olduğunu savunsun, tüyü bitmemiş yetimin hakkını har vurup harman savunsun, birileri hala tolumu be gençleri baskı altında tutarak, sosyal medyayı, basını baskı altına alarak koltuğunu koruyabileceğini savunsun. Türkiye birden büyüktür. Dünyayı saran Covid-19 illetine rağmen teşkilatlanan ve bu salonu dolduranlar bu milletin devasıdır.” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın açıklamaları şu şekildeydi;

“SAYILARI BİLİM KURULU’NDAN BİLE GİZLEDİLER”

“DEVA Partisi 9 mart günü hak ettiği savunmaya kazandırmak için bir atılım gerçekleştirdi. DEVA Partisi ülkemizi ışığa ulaştıracak tek parti. Bunu biliyoruz ve halkımız da biliyor. Aylardır hepimizden gizlenen pandemiyle ilgili vaka sayıları açıklanmaya başladı. Vaka sayısı açısından Türkiye’nin dünyanın ilk beşte olduğunu sizinle paylaşmıştım. Biz durumu biliyor ve görüyorduk. Tahmini vaka sayısını da belirtmiştik. Tahminlerimiz ne yazık ki doğruymuş. Fakat bakıyoruz hala önerilerimizi dinleyen yok. Duyuyorlar ama işlerine gelmiyor. Maske krizini hatırlıyorsunuz değil mi? Hele hele 1 Haziran’dan sonra önlem dahi alınmadı. Bilim Kurulu kurdunuz ama vaka sayıları bilim kurulundan bile gizlendi. Şimdi de kurul üyeleri diyor ki çok şükür bizler de öğrendik. Cumhurbaşkanı suçlu Bilim Kurulu dedi. Tamam suçlu bulundu. Vatandaş kurallara uymuyor denildi. Suçluyu buldunuz. Siz değilsiniz anladık.

“BAKANLAR CUMHURBAŞKANI’NIN SÖZÜNE BAKIYOR”

Vaka sayıları kendinden gizlenen bir Bilim Kurulu’na ve vatandaşa faturayı kestiler. Alışkanlık haline getirdiler. Bir şey olunca hemen dış güçler, iç güçler. Pandemi süreci onların suçu değilmiş gibi vatandaşı ölürken bile suçlu ilan ettiler. Vaka sayıları baştan açık bir şekilde açıklandaydı vatandaşlar baştan önlem alır mıydı almaz mıydı? Bu Covid testinin yaygın yapılmaması kararını vatandaş mı verdi? Bilim kurulu mu yoksa siz mi verdiniz? Ateşin var mı öksürüyor musun? Yok tamam sana testte yok. Bunun kararını kim verdi? Hastanelerden bağımsız test istasyonları kurun dedik yapmadılar. Bunun kararını Bilim Kurulu’mu, vatandaş mı siz mi verdiniz? Bu soruların cevabını vereyim. Bu sistemde kararları bir bakan bile veremiyor. Bitti artık. Bakanlar kendi kararları hakkında konuşurken Cumhurbaşkanı’nın sözüne bakıyorlar.

“HANGİ GELİR VATANDAŞIN CANINDAN DAHA KIYMETLİ OLABİLİR?”

Bakanların önceden yetkileri vardı. Şu anda bakanların kendi kendine adım atamayan bir hale getirdiler. En son tekrar döndü herkes Cumhurbaşkanı ne yapıyorsa onu yapalım dediler. Bu süreçte alınmayan önlemlerden kim sorumlu biliniyor. Kimse suçu bilgilerin kendinden dahi saklandığı kurula atmasın. Hele hele ki vatandaşa hiç atmasın. Herkesi suçluyorlardı da bir gün dönüp de bütün vatandaşları suçlamalarını biz de beklemiyorduk. Tek tek bireyler dışında bir yönetim anlayışı yok. Haziran ayında kontrol altına alınan bir tablo vardı. Sonra turizm bahanesiyle önlemler gevşetildi. Burdan iktidara sesleniyorum. Hangi gelir vatandaşımızın canından daha kıymetli olabilir? Artık yeter diyorum. Önce şeffaf olun. Halkımız canını kaybediyor. Derhal ama derhal iyi bir istişareyle karar alın. Bu kötü yönetim ekonomiyi batırdıktan sonra piyasa daha da durgunlaşmadın diye halkımızın canını gözden çıkarttı. Ekonomiyi ön planda tutalım ama saplıkta ne olursa oldun dediler. Yüzlerce sağlık çalışanımızı bu süreçte kaybettik. Kötüler sıralamasında Türkiye en başta, iyiler de ise en dipte.

“80 MİLYONLUK ÜLKEYE 1 MİLYON SİPARİŞ VERİYORUZ”

Pandemiyle ilgili en önemli konu aşı. Aşının yaygınlaştırılmasıyla ilgili planlar yapılıyor ama Türkiye önlemler konusunda geç kaldığı gibi aşıda da geç kaldı. Amerika ve Almanya’da Aralık sonuna doğru yapılmaya başlanacak. Biz henüz risk gruplarına mevsimsel aşıyı bile yaptıramamışız. Tüm dünyanın sipariş listesine giren  aşıdan 1 milyon sipariş verdiler. Çin aşısından 10 milyon sipariş veriler onunda ne zaman geleceği belli değil. Ben, il başkanımız ve mensuplarımız ticaret ile ilgili insanlarız hepimiz biliriz. Bakın borcunu ödemeden kimse  yeni mal alamaz. Bunlar tıbbi ürünlerde olan borçları ödemediler hatta çağırdılar ödeyelim ama bize biraz indirim yapın dediler neden çünkü kasa boşaldı. Şimdi aşı satmıyorlar bize İngiltere 145 milyon doz sipariş veriyor biz 80 milyonluk ülkeye 1 milyon sipariş veriyoruz. Bizim tuğla tuğla ördüğümüz ekonomiyi ne hale getirdiler ekonomiyi kontrol edemedikleri gibi aşıyı da beceremediler. İtibardan tasarruf olmaz dediler hazineyi yediler. İtibardan tasarruf olur sağlıktan tasarruf olmaz yazıktır günahtır.

“KÜÇÜK ORTAĞIN GEÇMİŞTE YAPTIKLARINI UNUTMUYORUZ”

Üzülerek izliyoruz ki gittiler geldiler başka vesayetin altına girdiler. Önden ittifak kurup söz sahibi olmalarına neden oluyorlar. Biz de bunu değerlendirdiğimizde küçük ortak saldırmaya, hakaret etmeye başlıyor. Bu seviyesizliği bizim halkımız hak etmiyor. Bağırarak, çağırarak haklı çıkamazsınız. Biz bu küçük ortağın geçmişte yaptıklarını unutmuyoruz. Daha derin bir ekonomik krize soktuklarını biz unutmuyoruz. Esnafın başbakanlıkta yazar kasa fırlattığı dönemde iktidara ortaktı. Onlar bunu unutturmaya çalışsak da onlara hatırlatacağız. Bağırarak, çağırarak bir yere varamayacaklar. Suçluluklarını seslerini yükselterek bastırmaya çalışıyorlar. Başarısızlığın üstünü örtemezsiniz. Bizler haklıyız, haklının yanındayız.

“PARTİLİ CUMHURBAŞKANI, YAKIN AKRABA BU ÜLKEYİ BU HALE GETİRDİ”

Merkez Bankası 130 milyar dolarlık rezervi eritmiş ve -44 milyar dolar düşmüş. Merkez Bankası’nın piyasaya döviz borcu olur mu? İhraç ettiği, ithal ettiği dövizleri biz 2 yıldır Merkez Bankası’nda biriktirdik. Merkez Bankası açıyor kasayı brüt olarak gösteriyor. O döviz senin değil ki? Hadi onu ödedim 44 milyar dolar eksidesin. Bu salonda yıllarca buna emek vermiş arkadaşımız var. Bütün işçilerimizin alın teri var. Partili Cumhurbaşkanı, yakın akraba bu ülkeyi bu duruma düşürdü. Ben ve 24 milyar lira. Şu an açık 245 milyar lira. 10 misline çıkmış. Har vurup harman savuranlar şimdi memleketi bu hale getirdi. Faiz diyordular ya benim ayrıldığım yıl ülkenin faiz ödemesi 53 milyar lira şu an da 179 milyar lira. Yanlış bir tezin, bir inadın ülkeye yüklediği gücü görebiliyor musunuz? Cumhurbaşkanı diyordu ki faiz sebep enflasyon sonuç diyordu. Bizim görevlendirdiğimiz Merkez Başkanı sonrasında 3 Başkan değiştirdiler.

“KİŞİSEL İNATLARLA BİR ÜLKE YÖRTİLEMEZ”

Cumhurbaşkanı’nın tezine ne oldu? Bir yanlış tez uğruna bir ülkeye bu kadar bedel ödetilir mi? Kişisel inatlarla bir ülke yönetilmez. Sadece şu faiz ödemesi bizim dönemle arasındaki fark 156 milyar. Bütün öğrencilere birer tablet dağıtsak tüm öğrencilere 25 milyar lira. Sadece faiz ödememiz bizim 156 milyar lira. Kötü yönetim, yanlış sistem, akraba bakanı ve partili Cumhurbaşkanı’nın ülkeye verdiği zarar bu. Bu işi tertemiz yapan temiz adamlara yüklediler bütün suçu. Biz de anladık ki dert başkaymış. Merkez Bankası dolu, hazine dolu sonra siz gidin biraz biz bakalım dediler. Geçen sene yıllarca biriktilen yedek akçeyi bir günde müteahhitlere dağıttılar. Şu an da da kaynak olmadığı için ne esnafa, ne vatandaşa destek verebiliyorlar. Ne aşıyı alabiliyorlar ne de başka bir şey. Biz bu ülkede bir kaç zengin değil toplu zenginleşen bir millet istiyoruz.

“3 KURUŞLUK RANT UĞRUNA…”

Orta hasarı az hasara çevirelim diyorlar. Bir bina ya az hasarlı, ya orta ya da ağır hasarlıdır arkadaşlar. Herhangi bir sarsıntının olmasına gerek kalmadan bu binalarda yıkılma riski olan binalar yıkıldığında bunun sorumluluğunu taşıyabilirler mi? Görüyoruz ki projelerini numaralandırmışlar fakat dün yine Erdoğan açıkladı. Kanal İstanbul. Sanki Türkiye’nin tümü depreme karşı güçlenmiş gibi. Sadece bu projeye odaklanmış durumdalar. Neden? Çünkü bu projede rant var. Bağımsız, tarafsız bir çalışma yok. Pek çok depremde etki görülecek yerlerimiz var Kocaeli’de. Bugün İzmir’de deprem oldu, hükümet yine bildiğini yapacak, 1-2 haftaya unutacak dedim. Depremi göz ardı ederek bütün kaynakları Kanal İstanbul’a yatırıyorlar. 2 yıl önce bakan 6.7 milyon dönüştürülmesi gereken konut var dediler. 2 yıl geçti Cumhurbaşkanı çıktı o da 6.7 milyon bina var dedi. Demek ki siz hiçbir şey yapamamışsınız. Kanal İstanbul’la kalkıp Kanal İstanbul’la yatacağınıza kafanızı iki elin altına alıp bir düşünün. Biz DEVA Partisi olarak bunların bilinciyiz ve canımız pahasına çalışacağız. 3 kuruşluk rant uğruna vatandaşımızın canını hiçe sayan bu iktidarla mücadele edeceğiz dedi.”

ADEM KOÇ’UN YÖNETİMİ

Orhan Sarısüleyman Semih Taşveren, Bilge Banu Bilgin, Abdulkerim Can, Abdulmelik Kurt, Ahmet Tayfun Baltacı, Ali Osman Kırca, Alican Araç, Alptekin Cevherli, Ayhan Akyüz, Ayşegül Poyrazoğlu, Batuhan Aykan, Beyza Nur Erim, Büşra Oğuz, Caner Çakır, Cüneyt Yücetepe, Çağlayan Ateş, Emin Birlik, Ensar Emir, Erdem Küçükateş, Erdinç Işık, Furkan Yılmaz, Gamze Durmaz, Gülay Yılmaz, Hatice Şirin, Kamil Savaş Günbeyaz, Murat Utku Birinci, Mustafa Meral, Nihat Kırcı, Nur Banu Edeşi Oğuz Saka, Osman Güzel, Özlem Kaya, Rahmi Canbaz, Resul Gökhun Yıldırım, Serkan Alpay, Suat Akal, Tuba Taşer Süer, Uğur Yıldız, Yusuf Usta,

İL DİSİPLİN KURULU

Ali Ulvi Tanrıöver, Arzu Karakaş, Gülden Uysal, Mehmet Alpaslan, Volkan Keskinoğlu

BÜYÜK KONGRE DELEGELERİ

Adem Koç, Orhan Sarısüleyman Semih Taşveren, Bilge Banu Bilgin, Hayrettin Karacaer, Sedat Yücel, Görkem Bora Taner, Emre Erhan, Çağrı Çakıcı, Murat Bebek, Zeynep Sudan, Orhan Bozkurt, Ali Çelik, Muhammet Ali Unsur, Mehmet Kemal Memiş, Mehmet Saraç, Abdulkerim Can, Ahmet Tayfun Baltacı, Alican Araç, Alptekin Cevherli, Ayşegül Poyrazoğlu, Batuhan Aykan, Caner Çakır, Emin Birlik, Ensar Emir, Erdinç Işık, Gamze Durmaz, Hatice Şirin, Rahmi Canbaz, Serkan Alpay

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.